

Barajlara Hayır! Peki, ne kadar çevreciyiz?
Her geçen gün kendi kültür, inanç ve değerlerinden uzaklaşmanın yaşandığı Dersim'de doğa ve yaban hayatı ile çevre konusunda pek de Dersimliye yakışmayan tablolar ortaya çıkmaktadır. Dersim'de çevre ve doğaya karşı bir vurdumduymazlık ve umursamazlık söz konusudur.
Önceleri Dersimli olmak erdemden sayılırdı. (Hala erdemli olan Dersimliler var elbet) Dersim insanı kendi kültürüne, inançlarına, diline ve değerlerine bağlıydı.
Hele hele inancını doğadaki birçok unsurla birleştiren Dersim insanı asırlar boyunca ormanını, dağ keçilerini, kırmızı benekli alabalığını ve coğrafyasındaki en küçük bitkisinden ağacına kadar her varlığı korumayı bilmiştir.
Günümüzde Dersim'de olumsuz örneklemeler yaşanmaktadır.
Yakın bir zamanda Dersim'de 25 bin ve 10 bin kişinin katılımıyla iki büyük barajlara hayır mitingi düzenlenmişti. Türkiye de gelmiş geçmiş en büyük çevre yürüyüşü olarak kabul gören "Dersim'de Barajlara hayır" yürüyüşlerinin ardından sormadan edemeyeceğiz.
Dersim ne kadar Çevreci ve ne kadar doğasever?
Şimdi aşağıdaki örnekleri inceleyelim.
Dersim coğrafyasının genelinde yüzlerce avcı; yıl boyunca Dersim için kutsal sayılan sayıları yüzlerce dağ keçisini eti uğruna avlamaktadır.
Bu yıl içerinde sadece bir ilçemizde 50’den fazla ayının öldürüldüğüne dair duyduğumuz haberler vahşetten öte bir şey olmasa gerek.
Türkiye kamuoyuna oturan Dersim'de öldürülen vaşaklar, yok olma tehlikesi altında ki türlerimizi koruyamadığımıza kötü bir örnektir.
Yine endemik olan Munzur alabalığı Dersimli balık avcıları yüzünden yok olma noktasına gelmiştir.
Munzur dağı sarımsağı her yıl hasadından önce yarışırcasına toplanmakta ve tohumunu toprağa dökemeyen bu endemik tür yine yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır.
Ölçüsüz bir şekilde bir avda onlarca hatta 100’ün üzerinde keklik avlayanlardan haberdar mısınız?
Dersim'de yok ettiği onlarca ağaca karşılık bir tek meşe palamudunu toprakla kavuşturanı duydunuz mu?
Para hırsı uğruna doğamızda taş ocakları, maden arama faaliyetleri yürütenlere karşı gerçek anlamda çevre savunucusu kaç kişi gösterebilirsiniz?
Güvenlik gerekçesi sonucunda yakılan hangi orman kaderine terk edilmedi ki? Kaç Dersim'li en doğal hakkı olan çevreyi koruma hakkını kullanarak orman yangınlarına müdahale etti?
Kutsal mekanlarımıza çöpleri terk ederek bu alanları kirletmemiz ne kadar doğru?
Piknikçilerin ve içkicilerin vadi boylarına, su gözelerine, piknik alanlarına terk ettiği pet şişeler, içki şişeleri, çöpler yüzünden doğamız kirlendiği gibi oturulacak temiz bir alan bulunmakta zorluk çekilmektedir.
Kaçımız çevrenin korunması adına anlamlı bir çalışmaya katılıp bu gidişata dur diyebildik? Hangimiz çöpünü yanımızda bırakıp gideni kibarca uyarabildik?
Yaz aylarında ve özellikle Festival döneminde had safhaya ulaşan çevre kirliliği kaçınızı düşündürdü? Dersim bu kadar kirletilmeyi hak ediyor mu?
Karayollarımızın çevresi araçlardan atılan çöplerle dolu yine.
Şehrimizin sokakları caddeleri, yeşil alanlarımız, ilçe ve köylerimizin birçok yerinde insanların yarattığı kirlilik ben buradayım diyor.
Elindeki pet şişeyi, çerez poşetini çöpe değil de ortalığa atan kişiden hangi çevre duyarlılığı beklenir ki?
Toplayanlara inat sigara izmaritini ortalığa atma alışkanlığı yok olmayacak sanırız.
Pülümür ve Munzur vadisinde ve baraj kenarında yer alan kimi lokanta ve tesis sahiplerinin çöpleri nehirlere veya doğaya attıklarından haberdar mısınız?
Peki, belirlenen alanlar yerine kömür ve moloz yığınlarını vadilerimizin ve doğamızın en güzel yerine döken sorumsuzlara ne demeli.
Yerel yönetimlerin çevre konusundaki yetersizliği gözden kaçmamaktadır. Katı atık toplama yöntemleri ve çöplük alanları çağın gerisinde kalmaktadır. Geri dönüşüm konusunda bir ilçemiz dışında başkaca da örnek var mıdır? Arıtma tesisi olan bir belediye gösteriniz desek?
Bu örnekler sıralamakla bitmeyecek görünüyor.
Peki coğrafyamızı baraj yapımları, maden ocakları ve siyanürle altın arama faaliyetleri karşısında korumaya çalışırken tüm yazdıklarımızın çevrecilikle ve doğaseverlikle alakası olabilir mi? Tüm bunlara sebebiyet verenler gerçekten duyarlı ve çevre savunucusu olabilir mi?
Bu gerçekleri inkar ettiğimiz ve bu kıyıma dur demediğimiz sürece bir arpa boyu yol alamayacağımızın bilinmesi gerekmektedir.
Dersim insanı doğaseverdir, çevrecidir, kültürlüdür insanlığa ve doğasına karşı sorumlu olmalı ve bu bilinçle hareket etmelidir. Yapılanların ise kültürlü ve aydın bir birey olma ile alakası yoktur tam tersine kültürsüzlüğün, sorumsuzluğun ve gerçek yozlaşmanın ürünüdür.
Bu gidişle ne alabalık kalacaktır, ne dağ keçileri, ne Munzur sarımsağı ne de yaşanılır bir Dersim. Buna dur demenin zamanıdır artık.
Haydar ÇETİNKAYA
Munzur Doğa Aktivisti




























