Tuncelinin Sesi
19 Mayıs 2012 Cumartesi
Dört Dağ Arasında Sinema Ziyafeti
Yaşam Hakkı Komisyonu Tunceli’ye geldi
Aile Hekimliklerinde randevu sistemi
Mesleki tanıtım sürüyor
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
19 Ocak 2012 Perşembe 18:50

Dedeler, polise Aleviliği anlattı

Tunceli Emniyet Müdürlüğü ile Cem Evi tarafından ortaklaşa düzenlen seminerde; emniyet personeli ve eşlerine Alevi Dedeleri tarafından Alevilik anlatıldı.

Tunceli Emniyet Müdürlüğü, personelinin Aleviliği tanıması ve daha iyi hizmet vermesi amacıyla, personel ve eşlerine “Alevi İnanç ve Kültürü” konulu bilgilendirme semineri düzenledi.

Tunceli Cem Evi ile ortaklaşa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonunda düzenlenen seminere Vali Mustafa Taşkesen, Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, emniyet personeli ve eşleri ile Alevi Dedeleri katıldı.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, halkı iyi tanımadan iyi hizmet sunabilmenin mümkün olmadığını belirterek, “Tunceli de halkımız çoğunlukla Alevi inanç ve kültüründendir. Siyasi tarihimizde Alevilik en hassas konulardan biri olmuş, iyi anlaşılmamasından veya art niyetle kullanılmasından dolayı, yöneticilerimizi ve halkımızı çokça üzmüştür. Ayırımcı zihniyet bu nezaketi olabildiğince kullanmış, başarılı da olarak tarihimize, unutulmayacak acılar yazdırmıştır. Maalesef kardeşliğimizi bozdular, biz onarmak zorundayız. Bozanlar elbette biz değildik, mühendislikler yapıldı, kandırılanlarımız oldu, ama onaranlar biz olacağız ve bakın, işte burada onarıyoruz” dedi.

alevilik_ic1.jpg

Alevilik çok saygın bir inançtır diyen Yılmaz, “İnanmaktayız ki Alevilik her insanın içinde birer polis gibi, suç ve suçluyla mücadele etmektedir. Alevilikten uzaklaşılması polisin yükünü arttıracaktır. Halkımızın ödedikleri vergilerle sağladığımız hizmetimiz çok pahalıdır. Bu parayı kaliteli hizmet olarak halkımıza döndürmeliyiz. Hizmetimizi yürütürken yanımızda olan Alevileri iyi tanımalı, hizmet kalitemizi arttırmak için tanışıklığı fırsat bilmeliyiz” diye konuştu.

alevilik_ic2.jpg

Konuşmasında Alevilikle nasıl tanıştığına da yer veren Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, “Ben Alevilikle nasıl tanıştım… Alevilikle ilk olarak Polis Kolejinde tanıştım. Bana tanıtan kişiler ise olabildiğince uzak durmamı sağlayacak olumsuz ifadelerde bulunmuşlardı. “Yook Yoook, filanca şahıs Alevidir, ne işin olur senin onunla?” denir ve o kişi hakkında olumlu bir görüş de duymazdık artık kimselerden. Alevi sınıf arkadaşımızdan ayrılmıştık artık. Tabiatıyla o arkadaşımız da bize sıcak davranamazdı. Yıllar geçerken bilgi yükleniyor, çok konuda konuşabilecek hale geliyorduk. Artık ben de Alevileri fark etmeyi, ayırmayı kavramıştım kendime göre. Hıdır Haydar Zeynel Abidin Hasan Hüseyin Ali… Sadece isimleri bile bana teşhis edebilmem için önemli ipuçlarıydı. Ayrılarak, uzaklaşarak geçti Kolej yıllarım. Ancak bir gün İstanbul’a okul kampına gittiğimizde, yağda yumurta yiyebilmek için kamptan kaçıp teyzeme gitmiştim. Daha kapı açılır açılmaz “Teyze bana yağda yumurta yap” deyince, O da “in o zaman aşağıda bakkala, taze ekmek al ”dedi. Bakkalda sıra beklerken önümdeki kişi bakkala “HIDIR AMCA” dedi. Tamam dedim, “Bakkal Alevi” . Hemen harekete geçip, dine düşkün, pür tesettür olan teyzeme “bunu yetiştirmeliyim” diyerek hızla çıktım merdivenleri. Sanki doğal olarak ayrıştırmakla görevliymişim gibi. Genç olmama rağmen ne kadar bilgili olduğumu da hissettirmek istiyordum. Daha kapıyı açmasıyla teyzeme neredeyse haykırdım.”TEYZE… SİZİN BAKKAL ALEVİ” Bekledim ki teyzem “eyvah, artık alışveriş yapmayalım, sen nasıl da anladın?” desin. Ama o öyle demedi. Söylediğim şeyin hiç önemi yokmuş gibi, “NE BİLEYİM BE YAVRUM, O BİZİM HIDIR AMCAMIZ. 20 YILDIR ONDAN NE BİR KÖTÜLÜK GÖRDÜK, NE DE BU SOKAKTA ONA KÖTÜ DİYECEK BİRİ VARDIR” Şaşırmıştım. Okuldaki, siyasi ortamdan ne kadar da uzak bir tepkiydi. Ayrılık, farklılık teyzemde, hiç demekti. Bu hikâyem benim hayatımda önemli bir yer aldı. Belki de bu yüzden buradayım. Çünkü o günden sonra Alevi sınıf arkadaşlarıma yakınlaşarak, ne kadar da samimi olmuştum. Ayrılıktan beslenen kitlelerden bu sefer, ben ayrılmıştım. Saygıdeğer arkadaşlarım, kıymetli Dedelerim, Benim hayat felsefemde insanlar, Türk Kürt - Siyah Beyaz – Müslüman Hristiyan – Kadın Erkek – Zengin Fakir – Alevi Sünni olarak 3 e 5 e 10 a ayrılmaz; sadece ikiye ayrılırlar –İYİLER ve KÖTÜLER… Kötüleri tanımak isterseniz, bakınız. ONLAR AYIRIMCIDIR – ÖTELEYİCİDİR - MUTSUZDUR…(Veee. BU SALONDA ONLARDAN HİÇ KİMSE YOKTUR. İyileri tanımak istediğinizde, biliniz ki ONLAR AYIRIM YAPMAYAN – HAKİR GÖRMEYEN –HUZURLU OLANLARDIR… VEE, BU SALON SADECE ONLARLA DOLUDUR” dedi.

alevilik_ic3.jpg

Programda bir konuşma yapan Vali Mustafa Taşkesen Alevilik kültür ve inancını öğrenmek için seminerin düzenlendiğini belirterek “Ben de her ne kadar bu bölgede uzun yıllar çalışmış olsam da itiraf etmeliyim ki belli bir önyargı ile geldim. Maalesef Tunceli özellikle de yıllardır süren terör hadisesi nedeniyle yanlış tanınmaktadır. Bu yanlışlık ve önyargılar bizimde geçmişimizde sağdan soldan duyduğumuz sözler nedeniyle oluşmuştur. Önyargıyla geldiğim Tunceli’de çok kısa sürede gördüm ki bu ön yargılar karşılıksızda değil. Ama çoğunluğu görebildiğim kadarıyla Sünni gurupta. Onu da itirafa edeyim. Bu ön yargılar özelde Alevilere genelde Tuncelilere büyük bir haksızlık olarak cereyan ediyor. Onun için geldim geleli bilenler bilir özellikle arifler iyi bilir Tunceli’yi Türkiye’ye doğru tanıtmayı şiar edindim. Halbuki burada bir kez daha özellikle farkına vardım ki Anadolu topraklarında yaşayan insanlar bir aşure gibi ayrı ayrı unsurlardan oluşmuş; ki Tunceli’de 12 çeşit kullanılıyor aşure yapılırken. Hepsi bir kabın içerisine giriyor. O kabın içerisinde kendileri de kaybolmadan bütün tatlarını aşurenin içine katıyorlar. Bizim memleketimizde aşure gibi güzel” dedi.

alevilik_ic4.jpg

Halkın iştirak etmediği hiçbir teşebbüsün; hiçbir girişimin başarılı olamayacağını vurgulayan Vali Taşkesen, “Onun için bizler halkın inancını, adedini, geleneklerini bilerek dertlerini dert edinerek, sevinçleriyle bayram yapmalıyız. Halkın huzur ve refahını temin etmek açısından kuralların amaç değil araç olduğunu, çalışmalarda kanunları hukuka, hukuku göz ardı etmeden geniş bir şekilde yorumlamalı, farklı ses ve görüşlerin varlığını sürdürdüğü çoğulculuk ve katılımcılık anlayışını benimsemeli, insan hak ve özgürlüklerini toplumsal ve kamusal yaşamın temel ve vazgeçilmez değerleri olarak özümsemeli, yurttaşları özünü, özgürlüğünü ve özgünlüğünü koruyarak geliştirmeli, geliştirmeyi ilke edinmeliyiz” diye konuştu.

Kalplerde kaybeden devletlerin kalelerde başarılı olmasının pek bir anlam taşımadığını ifade eden Taşkesen, “Çünkü kalplerde kaybeden devletler kalelerde ne kadar başarılı olursa olsun zafer kazansalar da bu çok uzun ömürlü olmaz. Tarih bunun örnekleriyle doludur. İşte bunun için bu anlayışla böyle düşündüğümüz için biz bu semineri düzenledik. Biraz da peki dünkü önyargılardan buralara nasıl geldik bundan bahsetmek istiyorum. Buralara Devletimizin artık geçmişi ile yüzleşme ve ondan ders çıkararak ilerleme cesareti göstermesi ile geldik. Buralara birbirimize katlanmakla değil artık birbirimizi sevmekle bu ülkenin özünde yatan sevgi ile bağlarımızı yeniden kurmamız gerektiğini anladığımız için geldik. Aşık Veysel’in söylediği gibi: “Kürdü Türkü ne Çerkezi Hepsi Ademin oğlu kızı Beraberce şehit gazi Yanlış var mı neresi?”diye sorarak geldik.”İncitsen de incitme” ruhuyla harmanlanmış,”Eline diline beline sahip ol” ahlakıyla yoğrulmuş bu topraklar uzun süre nadasa bırakılmış olsa da bu topraklardan daha alacak çok ürün olduğunu düşündüğümüz için geldik. Sünni bir Allah dostunun dediği ;”inci tenden; incinme incitenden.kemalden noksanmış; incinen inci tenden..!” anlayışı ile “İncitsen de incitme” arasında hiçbir fark yoktur. Yönettiğimiz halkın inançlarını geleneklerini bilmeden yönetmenin zor olduğunu bu anlamda kalplerin kazanılması gerektiğini, kalplerde kaybeden devletlerin kalelerde muhafaza edemeyeceklerinin varlığını bildiğimiz için geldik” şeklinde konuştu.

 

Konuşmasının sonunda bu tür uygulamaların yayılarak devam edeceği inancını taşıdığını ifade eden Vali Taşkesen başta dedeler olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.

 

Konuşmaların ardından Alevi Dedeleri, Ahmet Uğurlu, Ahmet Yurt, Eşref Doğan, Ali Rıza Uğurlu, Ali Ekber Yurt ve Kadir Bulut, seminere katılanlara Aleviliğin tarihsel gelişimi, Alevilikle ilgili yanlış bilinenler konusunda konuşma yaptı.

Konuşmalarında birlik ve beraberlik mesajları da veren Alevi Dedeleri, emniyet personelinin Alevilikle ilgili sorularını da yanıtladı.

Alevi Dedelerine katılımlarından dolayı plaket verilmesiyle sona eren semirde, Tunceli Emniyet Müdürlüğü tarafından Cem Evi için tasarlanan logo da Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz tarafından Dede Ali Ekber Yurt’a verildi.

Bu haber toplam 1179 defa okunmuştur
YORUMLAR
bu günleri nede cok özlemisiz,insanlarin birbirini insanca dinlemesini
ali cemal
tebrikler
22 Ocak 2012 Pazar 21:23
93.233.69.75