Tuncelinin Sesi
05 Şubat 2012 Pazar
Hızır Dersimli Olabilir mi?
Kar yağışı, köpekleri de aç bıraktı
Çemişgezek'te, Öğrencilere Ücretsiz Kurs Verilecek
Kar yağışı, yaban hayvanlarını da etkiliyor
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
09 Ocak 2010 Cumartesi 09:57

Munzur ve Barajlar Sorunu

Yapımına 1995’te başlanan ve yapımı 14 yıl süren Uzunçayır Barajı tarihimizi, toprağımızı ve geleceğimizin bir kısmını karanlık sulara gömmüştür.

Yapımına 1995’te başlanan ve yapımı 14 yıl süren Uzunçayır Barajı tarihimizi, toprağımızı ve geleceğimizin bir kısmını karanlık sulara gömmüştür.  Baraj alanında temizleme çalışması yapılmadan ve yıllardan beri arıtma olmaksızın Tunceli’nin lağımları ve çöpleriyle birlikte kutsal saydığımız pırıl pırıl akan Munzur Suyu’nu zifiri karanlık bir göle çevirmiştir. Karanlık göl Dersim’i Dersim yapan coğrafyanın ve yaşanmışlıklarının bir kısmını da alıp beraber götürmüştür. Hepimizin malumu olan Dersimliler Alevi ve Kırmanc olmalarından dolayı uğradıkları zulüm ve kırımdan kurtulabilmek için Dersim coğrafyasına sığınmışlardır. Onun içindir ki onlarca kez Osmanlı saldırılarına uğrasalar da coğrafyanın geçit vermez dağları derin vadileri yemyeşil otlakları ve mükemmel ormanlarına dirençlerini katarak yüzlerce yıl bağımsız yaşayabilmişlerdir. Bizi biz yapan Dersim kültürünün en önemli sac ayağı Dersim coğrafyası gerçek bir tehlikeyle karşı karşıyadır. 14 yıldan bu yana zaman zaman baraja karşı protesto eylemlerinin yapılmasına rağmen maalesef ki barajın yapımına engel olunamamıştır. Milyon yılda oluşan doğa harikası vadilerdeki ekolojik denge çok büyük tehlikeyle karşı karşıyadır.

6650 km uzunluğu olan Nil Nehri’nde bile yalnızca tek bir barajın olmasına rağmen Dersim’de 11 barajın yapılması Dersim coğrafyasının kültürü ve yaşam biçimiyle birlikte ölmesi demektir.  Dersim’de onlarca dernek, siyası parti, sendika ve sivil toplum örgütleri olmasına rağmen maalesef ki barajlara karşı ciddi bir birliktelik sağlanıp kamuoyu oluşturulamamıştır.  Dersim halkının doğasına olan sevgisini Türkiye’nin başkaca hiçbir kentinde göremezsiniz halkın doğaya bu müthiş sevgisini ve barajlarla ilgili ciddi kaygısını kendilerine halkçı diyen söz konusu örgütlerce ısrarla görülememesi ilginçtir.  Bizler, yani sıradan Dersimliler şimdiye kadar barajlarla ilgili bir şeylerin yapılacağını sivil toplum örgütleri önderliğinde barajların durdurulacağı konusunda ciddi umutlarımız vardı fakat Uzunçayır Barajı’nda suyun tutulup sessiz bir kabus gibi Tunceli merkeze yaklaşması sert bir tokat gibi umudumuzu yerle bir etmiştir.

Görünen o ki Uzunçayır Barajı’yla ilgili yapılacak pek bir şey kalmadı. Fakat çok daha kötüsü yeni yapılacak barajlarla Ovacık ve Pülümür Vadisi’ni ebediyen kaybetmekle karşı karşıya olduğumuzu artık biliyoruz ve artık farkındayız hiç zaman kaybetmeden daha aklıcıl eylemler geliştiremezsek klasik yöntemlerle barajları durduramayız. Barajların yapılmasının siyasi yanının olmasına rağmen işin içinde ciddi ekonomik hesaplar da vardır. Ekonomik yanı olmasaydı özel şirketler bu işin içinde olmazlardı. 

İşin ekonomik yanının olması işimizin çok daha zor olduğunun göstergesidir. Onun içindir ki sivil toplum örgütleri örgütsel hesapları ve grup çıkarlarını bir tarafa bırakıp Dersim halkının yüreğini yakan barajları durdurmak için bütün güçlerini birleştirmek zorundalar. Bilerek zorundalar diyorum çünkü siyasi gruplar barajları durduracaklarını her vesile ile deklere ettiler.  Ara ara yaptıkları mitinglerle basın açıklamalarıyla,bildirilerle halkın rehavete kapılmalarına neden oldular.  Ama sonuca baktığımızda ara ara yaptıkları bu tür eylemlerin sonuç getirmediğini hatta halkın gazını almaktan öteye gidemediğini görmekteyiz. 30-40 yıl geçmişi olan söz konusu gruplar olmasaydı, yüzlerce yıl belki de bin yıl geçmişi olan Dersim halkı kendisi için hayati önemi olan Dersim coğrafyasının korunmasını çok daha iyi yapacaktı. Birleşmek zorundasınız diyoruz çünkü Dersim’de onarılmaz yaralar açacak olan barajları durduramazsak ne Dersim halkı ne de insanlık sizi affetmeyecektir.

Mehmet YILDIZ

Bu haber toplam 3544 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.