Tuncelinin Sesi
05 Şubat 2012 Pazar
Hızır Dersimli Olabilir mi?
Kar yağışı, köpekleri de aç bıraktı
Çemişgezek'te, Öğrencilere Ücretsiz Kurs Verilecek
Kar yağışı, yaban hayvanlarını da etkiliyor
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
08 Temmuz 2010 Perşembe 11:32

Ölümü Bile Şiirle Anlattı

Yusuf Hayaloğlu’nun kim olduğunu anlatmaya gerek var mı? Çünkü Hayaloğlu, 4 Mart 2009’da hayata veda edene kadar bazıları şarkı olmuş, ölümsüz birçok şiire imza attı.

Ahmet Kaya’nın dışında başka şarkıcıların da okuduğu ‘Hani Benim Gençliğim’, ‘Başım Belada’, ‘Adı Bahtiyar’, ‘Başkaldırıyorum’, ‘Ayrılığın Hediyesi’ ve ‘Yüreğim Yanıyor’ bunlardan bazıları.

Yaşarken şiirlerinin bir kısmını ‘Gözleri İntihar Mavisi’ adlı kitapta toplayan Yusuf Hayaloğlu’nun ölümünden sonra bir şiir kitabı daha çıktı. Ağaç Kitabevi Yayınları’ndan Mart 2010’da çıkan ‘dur... ağlama gözlerim’ adlı kitapta ailesi, Hayaloğlu’nun bazıları şarkı olan 61 şiirine yer verdi.

Hayaloğlu’nun her şiiri, diğerinden etkileyici.

Kitapta şairin ölümü kendine ne denli yakın hissettiğine dair yazdığı şiirler de var.

‘Ayrılık Enkazı’nın son mısrasına bakar mısınız?

“Mezarcı kardeş,
Bir çukur da bana kaz elin değmişken...
Hiçine harcadım güzelim yılları, hiçine...
Hiçine yaşadım bu sevdayı, hiçine...
Öyle daraldım ki yerim kalmadı hiçbir yerde;
Belki bu akşam gelip uzanabilirim içine...”

Ailesinin kitabın arka kapağına taşıdığı şiir de Hayaloğlu’nun ölümü kendine ne denli yakın hissettiğinin göstergesi:
“Fillerin ölümü muhteşemdir çocuk,
Çekilir ormanların derinliğine...
Nereye gittiğimi,
Neden bittiğimi sorma artık;
Gömülürüm belki kendi yüreğime...”

Keşke imkan olsa da Yusuf Hayaloğlu’nun kitabındaki şiirlerin hepsini sizlerle paylaşsam...

Mümkün değil ama...

O yüzden içlerinden bana göre en farklı olan ‘Sahil Kasabası’nı seçtim.

Ben bir sahil kasabası
Ben bir yozluk harikası
Tepinir durur üstümde
Rezaletin daniskası

Diskolarda göbek dansı
Kebapçıda bir Madonna
Entel takıl keyfine bak
Altı gitar üstü zurna

Çevreciler hiç bilmesin
Kuşlar, balıklar görmesin
Begonvil istemem artık
Bir zakkuma sayın beni

Lahmacuna sarın beni
Pet şişeye koyun beni
Kirli mavi yolculukta
Akdeniz’e gömün beni

Ben bir sahil kasabası
Denizle dağın arası
Beton sarmış toprağımı
Bu bana insan cezası

Bir yanımda termik santral
Bir yanımda kaplumbağa
İstesen git istersel kal
Dağdan gelen gitmiş bağa

Önüm arkam kooperatif
Sağım solum hep pansiyon
Sivrisinekler garnitür
Turistlere bir porsiyon

Örseleyip yutun beni
Parselleyip satıp beni
Yeşiller çıkıp gelmeden
Pisleyip de atın beni

Ali Eyüboğlu
Milliyet (Cadde)

Bu haber toplam 2267 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.