Türk Solu Dergisi’ne Dersim’den suç duyurusu
Dersim Sözlü Tarih Derneği adına Avukat Cihan Söylemez tarafından Türk Solu Dergisi hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Türs Solu Dergisi’nin Dersim katliamıyla ilgili yazdığı yazı nedeniyle, Dersim Sözlü Tarih Derneği adına Avukat Cihan Söylemez tarafından suç duyurusunda bulunuldu.

Dergi Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü Fehmi Özgür Erdem, Genel Yayın Yönetmeni Ali Özsoy, Yazar Gökçe Fırat hakkında, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmek üzere Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan Avukat Cihan Söylemez, suç duyurusunda, derginin; halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama, suçu ve suçluyu övmek, basın yolu ile hakaret, basın yolu ile tehdit ve suç işlemeye tahrik ettiğini ileri sürdü.

Avukat Söylemez dilekçesinde şu ifadelere yer verdi: “1937-1938 yıllarında ülkemizin Dersim ( Tunceli )  adlı coğrafyasında; on binlerce sivil ve savunmasız insan katledilmiş ve yine on binlerce Dersimli de ata topraklarından koparılarak ülkenin batısına sürgün edilmişlerdir.

 

Sayın Başbakan da geçtiğimiz haftalarda “Dersim Katliamı için Devlet adına Özür “ dilemiş ve böylece Türkiye Cumhuriyeti Devleti “Dersim’de bir isyanın değil bir katliamın” olduğunu Sayın Başbakanın sözleri ile kabul etmiştir.

 

Ancak ülkemizde tarihle yüzleşmek ve demokratikleşmek adına devlet tarafından bu dilenen özür’den sonra 21. Yüzyıl Türkiye’sinde 1937-1938 yılında işlenen insanlık suçlarını savunan şer odaklarını hala ne yazık ki görüyor, bu şer odaklarının ülkemiz insanlarının aydınlık geleceğini karartmalarına izin vermemek adına adalet önünde cezalandırılması için sayın savcılık makamınıza derneğimiz adına bu suç duyurusunu yapıyoruz.

 

Türk Solu adlı dergi; Sayın Başbakan’ın Dersimliler’den Devlet adına özür dilemesinden sonra çıkarmış olduğu sayısı ile Dersimliler’i aşağılar bir kapak sayısı ile çıkmış, düşünce ve ifade özgürlüğü içerisinde değerlendirilmeyecek ırkçı ve faşizan bir yayın politikası ile Dersimliler’i hedef tahtasına oturtmuştur.

solturk_ic.jpg

Derginin başyazarlarından Gökçe FIRAT tarafından “ Dersimliler Devletten Özür Dilesin”  başlığı ile yazılan yazıyı aşağıya aktarıyoruz.

 

“ Başbakan, devlet adına "Dersimliler"den özür diledi.

Başbakan özre başlayınca, bazı CHP'liler de özür dilemeye başladı.

Böyle olunca "özür dile" korosunun sesi daha yüksek çıkmaya başladı, tıpkı "Ermeniler'den özür diliyorum" kampanyasında olduğu gibi.

Hadi oradan diyoruz tüm bu koroya ve bu koronun tüm şakşakçılarına!

Asıl Dersimliler devletten özür dilesin!

Mademki Dersimliler dedelerinin mirasına sahip çıkıyorlar.

O halde dedelerinin bu devlete ve millete karşı işledikleri tüm suçların da mirasını üstlensinler.

Dersimlilerin dedeleri, Türk devletine isyan etmiş vatan hainleridir. Silahlanmışlar ve bu devleti yıkmak için ayaklanmışlardır.

Vatan hainlerinin torunları, dedelerinin hainlikleri için devletten özür dilesinler.

Dersimlilerin dedeleri, İngiliz ve Fransız devletlerinin ajanlığını yapmışlar, onlardan para ve silah almışlar, onların piyonu olmuşlardır.

Bu hainlik ve alçaklık için Dersimliler dedeleri adına özür dilesinler!

Dersimlilerin dedeleri, devletin askerini ve polisini öldürmüş, katletmişlerdir.

Öldürdükleri askerlerimiz ve polislerimiz için devletten özür dilesinler.

Aynı zamanda öldürdükleri asker ve polislerimizin torunlarından da özür dilemeliler.

Dersimlilerin dedeleri, devletin köprüsünü, okulunu, tesislerini yakmış, yıkmış, harap etmişlerdir. Kamu malına verdikleri bu zararlar için devletten özür dilesinler.

Mademki dedelerinin mirasçıları olduklarını iddia ediyorlar, o zaman devlet malına verilen zararın bedelini, gelsinler şimdi dedeleri adına devletimize ödesinler.

Evet, tazminat istiyoruz bu torunlardan, ayaklanmak öyle bedava değil, mademki dedeleriniz verdi zararı, hadi o zaman ödeyin tazminatı.

Dersimlilerin torunları, "neden katletti devlet bizim dedemizi" diye devletten hesap sormaya kalkıyor. Soykırımdan bahsediyor utanmadan.

Bu olsa olsa ayrı bir soysuzluk ve yüzsüzlüktür.

Gidin dedenizden sorun hesabı; neden İngiliz'in Fransız'ın parasıyla, silahıyla ayaklanmışlar devlete karşı!

Gören de dedeleri uslu uslu otururken gitti devlet bombaladı sanacak.

Sizin dedeleriniz, tıpkı şimdiki PKK'lı hainler gibi devlete karşı silahla ayaklanmışlardı ve elbette devletimiz de onları silahla yok etti!

Ne yapsaydı yani, tabi gelin ülkeyi bölün mü deseydi!

Devlet, teröristi, ayaklanmacıyı, haini, alçağı, namussuzu yok etmek için vardır.

Evet, devletin bu unsurları yok etme hakkı vardır.

İyi de yapmıştır. Hatta az bile yapmıştır.

Devletin tüm bu ayaklanmalardan edindiği ders, ayaklanan vatan hainlerinin, tüm soyu sopuyla yokedilmesi gerektiği, geriye "dedem dedem" diyecek tek bir hain dölünün bile sağ bırakılmaması gerektiğidir.

İşte geride kalan döller, aynı hainliğe nasıl da devam ediyorlar görüyoruz. Ama tüm bu yalanla, ihanetle örülü özür kampanyanız boşuna.

Bizim dileyecek özrümüz yok.

En fazla şehit edilen askerlerimizden özür dileriz; bunların tümünü yok edemediğimiz için.

Hain ve isyancı dedelerinin izinden gidenler, o hainlerin, alçakların devamcısı olan içimizdeki Dersimliler eğer dördüncü Dersim isyanını başlattıklarını düşünüyor ve kendilerine güveniyorlarsa, hiç üzülmesinler onlar da dedelerinin yanına gidecekler demektir!

Bizler de Dersim'i bastıran Atatürk'ün, Sabiha Gökçen'in torunlarıyız, onların izinden gidiyoruz...

Ama tek bir farkla:

Bizden Atatürk kadar yumuşak tavır beklemeyin. “

Şüpheliler bu yazıdan dolayı bir an önce yargı önüne çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdırlar.

Çünkü yazılan bu yazı ile “ Halkı kin ve düşmanlığa tahrik, aşağılama” suçu işlenmiştir.

Bu yazı ile Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan ama Dersimli olmayan vatandaşları Dersimliler’e karşı tahrik etme ve aşağılanmalarını sağlamak hedeflenmiştir.

Hem Dersimliler’in dedeleri hem de şimdi yaşayan Dersimliler hakkında “  vatan haini, ajan, namusuzlar, şerefsizler, alçaklar, geride kalan döller “ ifadeleri defalarca kullanılarak basın yoluyla hakaret suçu işlenmiştir.

Şüpheliler cezalandırılmalıdır, çünkü

“En fazla şehit edilen askerlerimizden özür dileriz; bunların tümünü yok edemediğimiz için”   denilerek, Dersimliler’in hepsinin öldürülmesi savunulmuş böylece soykırım suçu açısından da teşebbüs fikirlerini dile getirmişlerdir.

Şüpheliler cezalandırılmalıdır, çünkü

“ bizden yumuşak tavır beklemeyin” diyerek ülke de yaşayan Dersimliler basın yoluyla tehdit edilmişlerdir.

Şüpheliler cezalandırılmalıdırlar, çünkü ülkedeki insanları “ suç işlemeye tahrik” etme suçunu işlemişlerdir.”

Avukat Söylemez, suç duyurusu dilekçesinde şu taleplerde bulundu: “Sayın soruşturma makamınızca yapmış oluğumuz suç duyurusu üzerine harekete geçilerek;

1 ) Şüpheliler hakkında soruşturmaya başlanmasını

2 ) Şüphelilerin işlemiş oldukları suçların birden fazla olması sebebiyle “  örgütü faaliyeti” kapsamında eylemlerinin değerlendirilmesini ve haklarında tutuklama kararı verilmesini

3 ) Şüpheliler hakkında kamu adına cezalandırılmaları için dava açılmasını

4 )  “ Türk Solu “ dergisinin yayın faaliyetinin durdurulmasını ve dergi hakkında toplatma kararı verilmesini

Aydınlık bir gelecek, demokratik bir ülke uğruna saygılarımızla arz ve talep ederiz.

http://www.tuncelininsesi.com/ sitesinden 19.09.2014 tarihinde yazdırılmıştır.