Tuncelinin Sesi
05 Şubat 2012 Pazar
Hızır Dersimli Olabilir mi?
Kar yağışı, köpekleri de aç bıraktı
Çemişgezek'te, Öğrencilere Ücretsiz Kurs Verilecek
Kar yağışı, yaban hayvanlarını da etkiliyor

Haydar YAVUZAK / Gazeteci

Bizi kim anlayabilir?

13 Nisan 2010 Salı 18:30

Bu şehir kasvetli… Bu şehri gizemli bir hüzün sarmış. Hüznünü bulaştırdı, ona benzedik tümümüz. Onun gibiyiz; olmadık yerde coşar, sonra hüzün çarpar günlerce aklımızın iplerini koyuveririz birlikte. Dağlarının doruklarına, nehirlerinin, mağaralarının diplerine, kayalıkların aralarına kadar sinmiş hüzün. Bu şehir, kasveti bizi de sarsın diye, canı yanmış da her an bir ağıt koyuverecek gibi, acılar birikmiş dağlarından bize doğru buz rüzgarını üfleyecek gibi durur. Kasvetine aldırmadan öpmek isteriz ellerinden, kaçıracak sanırız, alınmış gibi. Hüznünde boğulacak gibiyiz ama doğrudur, gücümüzü yine ondan alırız.

 

     İsyankarlığı, kasveti, gizemli hüznü, kırçıl dağları, açık denizlere uzanmak isteyen kolları ile yaşlı, en yakın bir akrabamıza benzer bu şehir tümden. Hem bize hasret hem bize küskün. Kendi gurbette gibi, yavrularının sılası. Bize kucak açmış, affa hazır, gelsek kırılsa da kucaklayacak, saracak bizi. Anılarımızı biriktirdiğimiz köyümüzü, nehirlerinin kıyılarını, vadilerinin diplerini, dağlarının yamaçlarını, doldurmamızı ister, çocukları, kuşları, böcekleri; onu dün terk eden ne varsa eksiksiz kucaklamak. Kaç yıl sürdü 38’de çocuklarına özlemi. İstanbul, Paris, Berlin uçakla kaç saat…

 

     Savrulduk rüzgarda dünyanın dört bir yanına, bu kaçıncı… Sanki bu topraklarda hiç yaşamamış, aşık olmamış, halay çekmemiş, ağlamamış, gümüş nehirlerine girmemiş ve hiç dostu olmamış gibi.

 

     Kimimiz döndük; hayat felsefemizi, itilmişliğimizi, gurbet akşamlarını, açlığımızı, sıla hasretimizi bavullarımıza doldurarak. Kimimiz kaybolduk şehirlerin varoşlarında. Uzun zaman oldu. Siz orada gurbette, sıla burada gurbetle bir yanı eksik. Demode oldu kavuşmalar.

 

     Bu şehrin feryadı bize, biz anladık bu şehri. Suya boğulan vadilerini. Zehir saçılan mağaralarını, kuytularını. Sorduk söyledi bize, boğazlanan bilmem kaç canın feryadının gitmediğini kulaklarından, bunaldığını analarının çığlığından, aklını kaybeden garip yavrularının boş bakan gözlerinden. Yalnızlığından. Sulara boğulan anılarını.

     Biz anladık onu.

     Peki, bizi kim anlayabilir?

Haydar YAVUZAK

hyavuzak@hotmail.com

Bu yazı toplam 3559 defa okunmuştur
Sitemizde yayımlanan köşe yazılarının sorumluluğu yazarlarına aittir.
YORUMLAR
mehaba
hikmet yavuzak
yazınızı tesadüfen gördüm ve okudum.çok beğendim.hissettiklerinizi çok güzel ve samimi anlatmışsınız. zeki nin hissettiklerini anladım sizin yazınızdan.siz bütün ayrılıkları ve özlem leri anlatmışsınız yazınızda.hoşcakalın
21 Eylül 2010 Salı 15:41
88.247.238.141
Bizi kim anlayabilir?
SE CAFER
Merhaba sana Haydar
yazini okudum,duygunu
duygusalikla dile getirmisin
yanliz Dersimliler asla ve asla
Isyankar olmadilar,böyle yazmak TC
hakli cikramadik 37-38 olayindan
bu laflar Dersimin Onuruna dokaniyor
Olmaiyan bir olmus yazmak,ne kadar dogrudur bilemem
kal saglikla
19 Mayıs 2010 Çarşamba 03:09
83.254.56.111
Birlik...
hüseyin
Sayın Yavuzak yazınız güzel;ancak bizim de hiç hatamız yok mu?Bir kuşak gencimiz gitti...Seçtiğimiz milletvekilleri olsun,belediye başkanları olsun daha doğrusu temsilcilerimizi doğru seçtik mi?Bunları hiç sorguladık mı?Sanki bana göre biz kendimize çalışmadık başkalarına çalıştık.Birliğimizi beraberliğimizi bozduk...Eğer bunu doğru sorgular ve dersler çıkarırsak belki ilerde daha iyi bir gelecek kurabiliriz.Bir Dersim sevdalısı olarak bir olalım, diri olalım,iri olalım...saygılar...
29 Nisan 2010 Perşembe 00:27
88.236.29.136